E-POSTA PAZARLAMA TEKNİKLERİ

Dijital dünyanın genişlemesi ile birlikte pazarlama teknikleri de üzerine en çok kafa yorulan konulardan biri haline geldi. Kullanım alışkanlıklarının sürekli değişmesi, yeni trendlerin bir anda pazarı kasıp kavurması gibi çeşitli sebeplerden dolayı, pazarlama teknikleri de dinamik biçimde değişiyor. Çağa ayak uydurmak ve dijital pazarlamadan, özellikle e-posta pazarlamadan en yüksek verimi almak için, pazarlama teknikleri konusunda en temel birkaç konuya mutlaka dikkat edilmeli.

Bu makalede teknik açıdan e-posta pazarlama yaparken en çok dikkat edilmesi gereken noktaları bulabilirsiniz.

E-BÜLTENLER

Doğru e-bülten boyutu

e-posta pazarlama şablonları

Bir e-posta pazarlama kampanyasının en başat unsuru e-bülten; yani e-posta içeriğinde sunulan çalışmadır. Bu çalışmanın boyutu, farklı cihazlarda uyumluluk problemi yaşamamak adına belirli sınırlamalar içerisinde belirlenmelidir. Genel itibariyle, bir e-bültenin genişliği 650 piksel’i aşmamalıdır; ancak, bunun çok altında da olmamalıdır.

Günümüzde e-bülten çalışması hazırlarken, ‘önce mobil’ ilkesiyle hareket etmek gerekir. Araştırmalara göre, günümüzde e-postaların %60’tan fazlası en başta mobil cihazlarda açılıyor. Dolayısıyla mobil cihazlara uygun olarak tasarlanmayan; hatta ilk önce mobil cihazdaki gösterime göre tasarlanmayan e-bültenler, açıldığında oldukça kötü uyumluluk sorunlarına yol açıyor.

Bir diğer nokta ise e-bülten uzunluğu. Bu konuda net bir sınırlama olmasa da, pazarlama açısından uzun e-bültenler hazırlamak sağlıklı değil. Yine araştırmalara göre, bir okuyucunun e-postayı inceleme süresi yalnızca 5-6 saniye civarında. Bir çoğu, sayfayı bir kez aşağı dahi kaydırmadan e-postanın ilgisini çekip çekmediğine karar veriyor. Yani uzun e-bültenler beklenen yatırım getirisini sağlamada başarısız oluyor.

 

Yazı – görsel dengesi

nasıl e-posta pazarlama yapılırE-postaların birbirinden farklı yüzlerce cihazda açıldığı günümüz teknoloji dünyasında, tek bir parça JPEG dosyası ile e-posta pazarlama kampanyası gerçekleştirmek pek akıllıca değil. Kullanıcıları korumak ve tacizleri engellemek amacıyla daha katı engellemeler uygulayan spam filtreleri, tek parça görsel halindeki e-bültenlere çoğunlukla geçiş izni vermiyor. Bu yüzden ya bu görsel çalışmayı birkaç parçaya bölüp HTML kodlaması ile spam filtreleri atlatmak gerekiyor; ya da bu şekilde e-bülten çalışmalarını tarihin tozlu sayfalarında bırakmak…

Artık e-bülten hazırlarken, hem görsel hem de yazı modülleri ayrı ayrı kullanılmalı ve arada bir denge oluşturulmalı. Aşması gittikçe zorlaşan spam filtreleri ancak bu şekilde mağlup edilebilir.

INBOX’ın ücretsiz olarak sunduğu INBOXBrush ile, hiç bir kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan, yalnızca sürükle/bırak kullanılarak tüm cihazlarda uyumlu (responsive) e-bültenler oluşturmak mümkün. İçerisinde son teknolojik standartlara göre HTML kodlaması zaten yapılmış yüzlerce modül bulunan INBOXBrush sayesinde, yazı-görsel dengesini kurmak çocuk oyuncağı.

 

 

 

Başlıklar ve alt başlıklar

Başlık ve alt başlık (header / pre-header) kısımları abonelerinizin sizden bir e-posta aldıklarında gördükleri ilk alanlardır. Dolayısıyla pazarlama henüz bu noktada başlar. Stratejik çalışma bu makalenin konusu olmadığı için, burada teknik nitelikli özelliklere yer veriyoruz.

Abonelerin kişisel ayarlarına (yazı boyu, font tercihi vb.) göre değişiklik gösterse de, standart düzende başlık alanı ortalama olarak 40 – 50 karakter bandında olmalıdır. Uzun başlıklar özellikle mobil cihazlarda tamamen gösterilemezler. Bu nedenle de etkili olamazlar.

Alt başlık (pre-header) ise düzenlenmeden bırakılmamamalıdır. Aksi halde aboneleriniz e-postayı aldıklarında bu kısımda anlamsız kodlar görürler. INBOXBrush ile hazırlanan e-bültenlerde pre-header kısmını düzenleyebilirsiniz.

Mobil çağda e-bülten kriterlerini daha iyi öğrenmek için bu makalemizi okuyabilirsiniz.

 

 

E-bülten içerisinde linklemeler

Tek parça JPEG şeklinde e-bültenlerin tarih olmasıyla birlikte, tek bir link ile bağlanıp gönderilen e-bültenler de son buldu. Eğer sizin için bulmadıysa da bir an önce bulmalı.

Günümüzde spam filtreleri farklı link ağlarını tespit edip, e-bültenlerin ne derece kurumsal ve gerçekçi bir adresten geldiğini algılayabiliyor. Örneğin, e-bültenin üst başlığında şirket anasayfasına yönlendiren bir link, sonunda iletişim sayfasına yönlendiren bir link ve ara bölümlerde sosyal medya hesaplarına yönlendiren bir link yer alması, son teknoloji ve teknik standartlara uyumluluk için önemli.

 

Butonlar

E-bülten içerisinde linkleri yalnızca görsel veya yazılar üzerinde değil, butonalarla da verebilirsiniz -ki bu zaten en göz alıcı ve faydalı pazarlama stratejisi olacaktır. Ancak e-postaların çoğunluğunun mobil cihazlarda açıldığını düşünerek, abonelerin ufak telefon ekranlarında rahatlıkla tıklayabilecekleri butonlar tasarlamanız gerekir.

En sık kullanılan standart ekranlar göz önüne alındığında, buton boyutları 45×45 – 57×57 piksel aralığında olmalıdır. Bunun nedeni, ortalama bir insanın ekrana parmağını bastığı zaman bu boyutta bir alana dokunuyor olmasıdır.

 

LİSTELER

Doğrulanmış liste

E-posta pazarlamada e-bültene dair teknik konular dışında, nasıl bir listeyle çalıştığınız da çok önemlidir. Özellikle büyük listelere sahip kullanıcılar için, e-posta pazarlamaya başlamadan listelerini doğrulatmaları bir anlamda hayati önem taşır.

İçerisinde çok sayıda (büyük listeler için az sayıda bile olmamalı) bounce; yani teknik olarak ulaşılması mümkün olmayan adres barındıran listeler gönderim başarısını tehlikeye atar. Daha kötüsü, sayı arttıkça gönderim yapılan e-posta adresinin alan adını kara listeye dahi sokabilir. Bu da şirket içi yazışmaları dahi olumsuz etkiler. Yapılması gereken, e-posta doğrulama ile tüm yanlış yazılmış, eksik, var olmayan veya diğer çok sayıda sebeple ulaşılması mümkün olmayan adreslerin temizletilmesidir.

INBOXVerify ile yapılan doğrulama işlemi sonucunda, listeler %98 oranında doğrulanır ve e-posta pazarlamaya sorunsuz bir giriş yapılır. Liste doğrulamanın önemi konusunda daha fazla bilgiyi bu makalede bulabilirsiniz.

 
 

Satın alınmış listeler

Satın alınmış listeler ile e-posta pazarlama yapmaya çalışmanın, bir apartmanın tüm posta kutularına market broşürü bırakmaktan pek farkı yoktur. Nasıl ki bu broşürlerin %90’ı hiç okunmadan çöpe gidiyorsa, satın alınmış listelere gönderilen e-postaların da tamamına yakını spam kutularına düşecektir.

Hukuki olarak izinli pazarlama kurallarıyla bağdaşmayan bu çalışma türü, teknik olarak da ciddi sorunlar doğurur. Her şeyden önce, artık çok iyi birer sanal zekaya sahip olan e-posta sunucuları sizin bir spam gönderici olduğunuzu daha ilk gönderimden anlar. Dolayısıyla sizi karalisteye alır. Böylece sizden giden e-postaların kayda değer bir bölümü alıcılara hiç ulaştırılmaz ve alan adınız ile yapılacak şirket içi yazışmalar dahi kötü etkilenir.

İzinli bir listeyi oluşturacağınızı öğrenmek için bu makalemize göz atabilirsiniz.

 

Bu yazı ilginizi çektiyse, en iyi ve güncel e-posta pazarlama stratejilerini öğrenmek için bu yazımızı da okumak isteyebilirsiniz.