E-posta pazarlamasının ömrü tükendi mi?

Günümüzün hızına yetişilemeyen teknolojisinde ve her şeyi kısa sürede bir köşeye bırakan tüketim toplumunda, 2000’lerdeki e-posta kullanım alışkanlıkları ile beraber altın çağını yaşamış olduğu düşünülen e-posta ile pazarlamanın; artık spam filtreleri ve kullanıcı alışkanlıklarının değişmesi sonucu bir pazarlama metodu olarak zamanını doldurduğu çok yaygın bir düşünce.

Peki, bu ne kadar doğru? Gerçekten e-posta yoluyla pazarlama artık işletmelere yatırımı karşılayacak bir getiri bırakmıyor mu? Atılan e-postaların hepsi artık kullanıcılar tarafından görülmeden dahi engelleniyor mu? Elbette hayır.

E-posta pazarlamasına dair bu tabuyu yıkmak için farkına varılması gereken en önemli gerçek şu: artık bu pazarlama modelinin kendine ait bir profesyonel pazarı var ve bu işi doğru yapmayı başarabilenler hala yatırımlarının onlarca katı getiriyi kendi işletmeleri için sağlayabiliyorlar. Bu profesyonelleşmenin sebebiyse bizzat başlıkta yer alan “Acaba artık ömrü tükendi mi?” düşüncesi.

 

Pazarın Gelişimi

Geçtiğimiz yıllar içerisinde e-posta yoluyla pazarlamanın kötü amaçlı reklam ve içerikler tarafından suistimal edilmesi sonucu, gerçekten pazarlama yapmaya ihtiyaç duyan özellikle kurumsal firmalar, yatırım maliyeti oldukça düşük olan bu yöntemin sürdürülebilmesi için çok daha analitik çalışmalara başvurdular. Bunun sonucunda da kullanıcı alışkanlıkları ve ilgi alanlarına göre ortaya çıkarılan “kişiselleştirilmiş e-posta pazarlaması” sayesinde bu pazarlama yönteminde büyük değişiklikler oldu. Bu durum hem spam olmaktan kurtulmayı başarabilen işletmelerin bir marka itibarı yaratabilmesi açısından işletmelerin işine yaradı; hem de ayı zamanda gelirlerini kayda değer biçimde artırmalarını sağladı.

Aynı zamanda bu durum internet kullanıcısı olan potansiyel müşterilere de çok sayıda fayda sağladı. Artık işletmelerin hizmet veya ürün satışı için kişiselleştirilmiş yöntemler uygulaması ile beraber, potansiyel müşteriler yalnızca kendi ilgi alanlarına uygun reklamları görmeye ve hatta kendi alanlarına göre dizayn edilmiş fırsatlardan faydalanmaya başladılar. Özetle win-win (her iki tarafın da kazandığı) bir market açığa çıkmış oldu.

 

Sosyal Medya Furyası ve Dijital Pazarlama

Bundan yaklaşık 10 yıl önce sosyal medya siteleri küresel çapta yaygınlaşmaya başladığında, tıpkı normal insanlar gibi birçok pazarlama ve strateji uzmanı da yeni trendin artık bu olacağını ve pazarlamanın sosyal medya kaynakları üzerinden yürütüleceğini; e-postalarınsa yavaş yavaş geçerliliğini yitireceğini düşündü. Ancak bugün gelinen noktada en büyük sosyal medya uzmanları ve siteleri bile kendi e-posta veritabanlarını oluşturup, e-posta yoluyla pazarlamanın gelirleri içerisindeki payını artırmaya çalışıyorlar.

E-posta ile pazarlamanın ömrünü doldurmadığını; hatta dijital pazarlama yöntemleri içerisinde tahtını koruduğunu anlamak için en basit yöntem tabi ki bilimsel veriler ışığında toplanmış istatistikleri incelemek olur.

Her şeyden önce işin müşteri tarafına bakınca, potansiyel müşterilerin %63’ünün fırsat bildirimlerini e-posta yoluyla almayı tercih ettiklerini görüyoruz. (Adobe, 2015) Bunda internet erişiminin ve e-postaları kontrol etmenin artık mobil cihazlar sayesinde çok daha kolay hale gelmesinin de büyük bir etkisi var. Sabah kalktığında ilk iş olarak, yatağının içerisindeyken uyanmak için ve ya gün içerisinde oluşan boş vakitlerde insanlar e-postalarını da kontrol ediyor ve ilgilerini çekecek şekilde düzenlenmiş, güven de veren e-postalar için eskisinden daha çok zaman ayırıyor.

İşin ‘pazar’ kısmındaysa, e-posta pazarlamanın artık sonuna gelindiğinin düşünüldüğü yıllar olan 2010’dan beri, e-posta ile pazarlamanın toplam pazar değeri $1.5 milyardan, $6 milyarlık bir hacme yükselmiş durumda.

 

Özetle, e-posta yoluyla pazarlama yapmak artık strateji, planlama ve pazarlama uzmanları için sanılanın aksine eskisinden daha güvenilir bir yatırım ve toplam pazar içerisindeki yeri gittikçe büyüyor. Bundan isteyen her girişimci faydalanabilir; yeter ki profesyonel bir ekiple çalışılsın.

Comments are closed.